ŞAHIS ŞİRKETLERİNE EMEĞİ İLE KATILAN ORTAKLAR VE MUHASEBE İŞLEMLERİ








ŞAHIS ŞİRKETLERİNE EMEĞİ İLE KATILAN ORTAKLAR VE MUHASEBE İŞLEMLERİ

ŞAHIS ŞİRKETLERİNE EMEĞİ İLE KATILAN ORTAKLAR VE MUHASEBE İŞLEMLERİ


Yrd. Doç. Dr. Özcan UNUTKAN

Marmara Üniversitesi

Sosyal Bilimler MYO



  1. GENEL AÇIKLAMA

İnsanların çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak suretiyle kar elde etmeyi amaçlayan ticari işletmeler, sorumluluğu sınırlandırılmamış birden fazla gerçek kişiden oluşması durumunda şahıs şirketi olarak nitelendirilirler. Bu şirket türlerine yasalarda belirtilen sermaye unsurlarından birisi veya birden fazlası ile katılarak ortak olmak mümkündür. Bu tür ortaklık ve ortakların arasındaki hak ve yükümlülükler ile ilgili düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda yer aldığından uygulamada ve teoride pek bir tereddüt yaşanmamaktadır. Ayrıca konu ile ilgili yapılmış nitelikli çalışmalar da açıklayıcı ve yol gösterici olmaktadır. Ancak şahıs şirketlerinin ayırt edici özelliklerinden birisi olan kişisel emeğin sermaye olarak konulması, bu şekilde ortak olanların muhasebe kayıtlarında diğer ortaklarla aynı düzeyde yer almasına engel olmaktadır.


Emeği ile katılan ortağın sermayesinin türü Türk Ticaret Kanununun 139. maddesinde kişisel emek adıyla yer almaktadır. Böylelikle konunun hukuki yönü açıklığa kavuşturulmuştur. Diğer yandan muhasebenin kayıt tekniği, bahsi geçen ortağın sermayesinin tutarı sorusunu soracaktır. Genel kabul görmüş muhasebe kavramlarından birisi olan parayla ölçülme kavramı gereği, parayla ifade edilebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimi ile yansıtılması gerekmektedir. Emeğin sermaye unsuru olarak objektif bir şekilde para ile ifade edilmesi mümkün olmadığından, ilgili muhasebe kayıtlarında ne tutarla yer alacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu sorunun uygulamada yaygın olarak, emeği ile katılan ortağın bazı kayıtlarda özellikle sermaye hesaplarında hiç yer verilmeyerek çözüldüğünü görmekteyiz. Bu da muhasebe kayıt düzeninde olması gereken ortaklık bilgilerinin eksik kalmasına yol açmaktadır. Bu durumun muhasebenin bilgi üretme işlevini olumsuz yönde etkilediğini söyleyebiliriz.


Emeği ile katılan ortağın sermaye payı tutarının sembolik bir değer ile ifade edilerek, muhasebe kayıtlarında tüm ortakları izlemenin mümkün olacağı kanısındayız. Bu çalışmamızda şahıs şirket ortaklarının ticari işlem ve olaylarının gerçek ve sembolik (iz değeri) tutarlar kullanarak muhasebe kayıtlarını yapmayı amaçlamaktayız.

I. ŞAHIS ŞİRKETLERİ


Ticaret şirketlerini oluşturan iki temel gruptan biri olan şahıs şirketleri, kollektif şirket ve adi komandit şirketlerden oluşmaktadır. 1


Bu şirketler ile ilgili yasal düzenlemeler TTK.’nun 153 ile 268. maddeleri arasında yer almaktadır. Bu maddelerin 153 ile 242. arası kollektif şirketler ile ilgili, 243 ile 268. arası komandit şirketler ile ilgili olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler içerisinde her iki şirket türünün de tanımlaması yapılmıştır.


Kollektif şirket, bir ticari işletmeyi belli bir ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklardan hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlandırılmamış olan şirkettir.(T.T.K. madde 153)

Komandit şirket, bir ticari işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla kurulan ve şirket alacaklılarına karşı bir veya daha fazlasının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirkettir.(T.T.K. madde 243)


Ülkemizde komandit şirketler, geçen zamanla önemlerini büyük ölçüde yitirmişlerdir. 2

Diğer yandan şahıs şirketi olarak kollektif şirketler, en yaygın şirket türlerinden biri olmuştur.Bunun sebeplerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür. 3



  1. ŞAHIS ŞİRKETLERİNE SERMAYE OLARAK KONULABİLECEK DEĞERLER


Şahıs şirketlerinde, ortakların şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye, emek, mal ve haklardan oluşabilmektedir. Ancak sermaye olarak konulacak hak ve malların para ile değerlendirilebilecek ve başkasına devri mümkün değerler olması gerekmektedir. Kanun, sözleşme ya da işin niteliği gereğince devri mümkün olmayan ve devrolunmayan haklar (örneğin şahsa bağlı olan haklar; isim, nafaka, ölünceye kadar bakma akdi) sermaye olarak konulamaz. 4


T.T.K. madde 139 da, kanunda aksine bir hüküm olmadıkça ticaret şirketlerine sermaye unsuru olarak konulabilecek değerler sekiz kalem olarak sıralanmıştır.



Maddede yer alan aksine bir hüküm olmadıkça ifadesine yönelik olarak, şahıs şirketlerinde

sınırlama getiren bir madde bulunmaktadır. Komandit şirketlerle ilgili düzenlemenin yer aldığı T.T.K. nun 246. maddesi, sorumluluğu belli bir sermaye ile sınırlandırılmış (komanditer) ortağın kişisel emeğini sermaye olarak koyamayacağı hükmünü getirmiştir.


  1. ŞİRKETE EMEĞİ İLE KATILAN ORTAKLAR VE MUHASEBE KAYITLARINDA İZLENMESİ


Şahıs şirketlerinde ayni veya nakdi sermaye katkısı olmayan ortağın emeği ile ortak olarak kabul edilebilmesi, bu ortağın kişisel becerisinin veya bilgisinin şirket için gerekli olmasına bağlıdır. Aksi halde ticari bir işletmeye herhangi bir katkı olmadan ortak olunması pek mümkün görülmemektedir. Buradan sermaye olarak konulan emeğin şirket için önemli olduğu sonucuna ulaşabiliriz. Bu sebeple emeği ile katılan ortağı ve katkısını diğer ortaklardan farklı değerlendirmemek gerekmektedir.


Şirket sözleşmesine ayni ve nakdi sermaye taahhüdünün yanı sıra kişisel emek olarak konulan sermayenin de mahiyeti yazılmalıdır.(T.T.K. madde155/5) Böylelikle ortaklar arasında ileride doğabilecek konu ile ilgili ihtilaflar önlenebilir. Sermayeye kişisel emeği ile katılan ortağın taahhüdünün, diğer ayni ve nakdi sermaye taahhüdünde bulunan ortaklardan ve taahhütlerinden hiçbir farkı yoktur. Şirket ayni ve nakdi taahhütlerin yanı sıra emek taahhütlerinin de sözleşmede belirtilen koşullarda yerine getirilmesini talep ve dava edebileceği gibi gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir.(T.T.K. madde140/4) Yargıtay Ticaret Dairesi, 26.11.1968 tarihli, Esas 1697/2059, Karar 1968/6301 sayılı kararında, şirketin yerine getirilmeyen emek taahhüdünün dava yolu ile talep edebileceğini belirtmiştir.


Şirket sözleşmesinde her bir ortağın sermaye taahhütleri ve dönem sonucuna katılımları yer alacaktır. Ancak muhasebe bilgi üretme sistemi de bu bilgileri kapsamalıdır. Dönem sonuçlarının paylaşım bilgileri kolaylıkla muhasebe kayıtlarına yansıtılırken, sermaye hesaplarında emeğin para ile ifade edilme sorunu ile karşılaşılmaktadır. Bu sorun bahsi geçen emeğin alım gücü olmayan bir tutarda nakit sermaye taahhüdü ile kolayca çözülebilecektir. Alım gücü olmayan herhangi bir

sembolik tutarın emeğin ifade edilmesinde kullanılması, kuruluşla ilgili ortaklık bilgilerinin gerektiği gibi muhasebe kayıtlarına yansıtılmasını sağlayacaktır.. Sembolik tutar olarak, ekonomik anlamda bir değeri olmayan herhangi bir tutar kullanılabilir. Örneğin 1.000.-TL veya 1.000.000.-TL kullanıldığında ne şirket ekonomik olarak bir değer elde edecek, ne de ilgili ortak ekonomik olarak bir yükümlülük üstlenecektir.


Konuyu basit bir örnekle aşağıdaki gibi açıklayabiliriz.

ÖRNEK: A ve B birlikte 10.000.000.000.-TL sermayeli bir kollektif şirket kurmaya karar vermişlerdir. Şirket sözleşmesinde ortakların taahhütleri aşağıdaki gibidir.

Buna göre sözleşmede sermaye iki şekilde gösterilebilir


- A nakit 10.000.000.000.-TL

- B emek 1.000.000.-TL

veya

- A nakit 9.999.000.000.-TL

- B emek 1.000.000.-TL olarak düzenlenecektir.

Muhasebe kayıtları da aşağıdaki gibi yapılabilir.

1. Durum

__________________ / ____________________


501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 10.001.000.000.-

501.01 Ortak A 10.000.000.000.-

501.02 Ortak B 1.000.000.-

500 SERMAYE 10.001.000.000.-

500.01 Ortak A 10.000.000.000.-

500.02 Ortak B 1.000.000.

Sermaye taahhütleri

_________________ / _____________________


100 KASA 10.001.000.000.-

100.01 Türk Lirası Kasası 10.001.000.000.-

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 10.001.000.000.-

501.01 Ortak A 10.000.000.000.-

501.02 Ortak B 1.000.000.-

Sermaye taahhütlerinin yerine getirilmesi

_________________ / ______________________


II. Durum

_________________ / ______________________


501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 10.000.000.000.-

501.01 Ortak A 9.999.000.000.-

501.02 Ortak B 1.000.000.-

500 SERMAYE 10.000.000.000.-

500.01 Ortak A 9.999.000.000.-

500.02 Ortak B 1.000.000.-

Sermaye taahhütleri

_________________ / ______________________





_________________ / ______________________


100 KASA 10.000.000.000.-

100.01 Türk Lirası Kasası 10.000.000.000.-

501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 10.000.000.000.-

501.01 Ortak A 9.999.000.000.-

501.02 Ortak B 1.000.000.-

Sermaye taahhütlerinin yerine getirilmesi

_________________ / ______________________

Birinci durumda; emeği ile katılan ortağın nakit taahhüdü, diğer ortağın taahhüdü ile birleşerek şirket sermayesini tutar olarak yükseltmiş ancak ekonomik olarak değiştirmemiştir.


İkinci durumda; emeği ile katılan ortağın nakit taahhüdü kadar diğer ortak sermaye taahhüdünü azalttığından, şirket sermayesi ne tutar olarak ne de ekonomik olarak değişmemiştir.


Her iki durumda da gerçek anlamda bir değişim olmamış ancak emeği ile katılan ortak kayda alınmıştır.


  1. SONUÇ


İşletmeler ticari faaliyetlerinde kişisel bilgi ve becerilere yoğun olarak ihtiyaç duyarlar. Genellikle bu ihtiyaçlarını ücret karşılığı çalıştırdıkları kişilerden temin ederler. Bu ticari hareketin muhasebeye kaydı kolaylıkla yapılabilmektedir. Emeğin temin edilmesinde kişiyi ücret ile çalıştırma yerine, kişinin işletmeye ortak olarak katılması durumunda kayıt işleminde aynı kolaylık olmayacaktır. Şirket sözleşmesinde yer alan ortaklık bilgilerinin, muhasebe kayıtlarında da görülmesi gerekmektedir. Bunu kişisel emeği ile katılan ortağın sermaye taahhüdünün sembolik bir tutar ile muhasebeleştirilmesi yoluyla sağlamak mümkün olacaktır. Bu şekilde ortaklarla ilgili bilgilerin tamamı, şirket sözleşmesinin yanı sıra muhasebe kayıtlarında yer alacaktır. Bu suretle genel kabul görmüş muhasebe kavramlarından tam açıklama kavramına uyum sağlanacağı kanaatindeyiz.


YARARLANILAN KAYNAKLAR


  1. ALTUĞ Osman, AYBOĞA Hanifi “Şirket Kuruluşları”, Evrim Yayınevi, İstanbul-1996

  2. ATAMAN Ümit,”Şirketler Muhasebesi”, Türkmen Kitapevi, 2. Baskı, İstanbul-1996

  3. Borçlar Kanunu

  4. ÇALDAĞ Yurdakul,”Şirketler ve Muhasebesi”, Gazi Kitapevi, Ankara-1999

  5. Türk Ticaret Kanunu

  6. Vergi Usul Kanunu Muhasebe Uygulama Genel Tebliğleri


1 Osman ALTUĞ, Hanifi AYBOĞA “Şirket Kuruluşları”, Evrim Yayınevi, İstanbul-1996, s.24


2 Ümit ATAMAN,”Şirketler Muhasebesi,” Türkmen Kitapevi, 2. Baskı, İstanbul-1996, s.61

3 Ümit ATAMAN, a.g.e., s.43

4 Yurdakul ÇALDAĞ,”Şirketler ve Muhasebesi”, Gazi Kitapevi, Ankara-1999, s.28


4






Tags: emeği̇ i̇le, şi̇rkete emeği̇, şahis, ortaklar, katilan, emeği̇, i̇şlemleri̇, şi̇rketleri̇ne, muhasebe